İletişim yayınları psykhe serisine ait olan Zor Kişiliklerle Yaşamak, serinin diğer kitapları gibi oldukça açıklayıcı örnekler ile dolu ve psikoloji alanına ilgisi olanlar için baş ucu kitabı niteliğinde olabilecek bir kitap. Günlük hayatta karşılaşacağımız kişilik tiplerine uygun kişilik örüntülerini sade ve anlaşılır bir dil ile açıklamanın yanı sıra, günlük hayatta bu bireyler ile iletişimde nelere dikkat etmeliyiz sorusuna da cevap veriyor.

Kitabın analizine geçmeden önce, kişilikleri sınıflandırmak deyince birçoğumuzun aklına gelen, Kişilikleri Neden Sınıflandırmalıyız, sorusunu anlamamız gerekmektedir. Kişilik sınıflandırmalarını birçok birey etiketleme, sınırlandırma olarak gördüğü için bu tarz sınıflandırmaları kabul etmemektedir. Kişilikleri sınıflandırmak bize gerçekten yarar sağlar mı, yoksa sınırsız özelliği olan insanı kalıplara mı hapseder?

Hiçbir gök birbirine benzemez, buna rağmen meteorologlar 4 bulut tipi tanımlamışlardır. Bu bulut tiplerini tanımlamak bu bulutların olumlu, güzel özelliklerini görmemizi engellemez. Bulutu tanımak sadece birkaç saat sonra olacak hava durumuna karşı bize fikir vererek, oluşan hava olayına karşı daha hazırlıklı olmamızı sağlar.

Kitapta yer alan bu somut örnek, bize kişilik sınıflandırmaları ile amaçlananı sunmaktadır aslında. Zor kişiliklerin var olduğunu bilmek, sınıflamak, kabul etmek, genel anlamda bu bireylerle daha sağlıklı iletişim kurmamızda yardımcı olacaktır.

Bir sabah uyanıyorsunuz, denize gideceksiniz, hava kapalı. Memnun olmasak bile kızgınlık göstermezsiniz. Bir bakıma havanın bazen kötü olabileceğini kabul edersiniz. İşte zor kişilikler doğal olaylar gibidir. Her zaman vardırlar ve var olacaktır. Onlara öfkelenmek, kötü havaya ve yer çekim kanununa kızmak gibidir.

Zor Kişilikler

(Kişilik sınıflaması için okuduğumuz maddeleri kendimizde bularak, ben böyle bir kişilik miyim demeden önce, bu özelliklerin birçok ortamda görünüyor olması ve süresinin dönemsel olmaması gerektiğini unutmamanızı öneririm. Tanı ve tanılamayı alan uzmanlarına bırakmanızı da belirtmeliyim elbette. )

Kaygılı Kişilikler

Genelde kaygılı kişilikler;

  • Kendisi ve yakınları için çok yoğun ve sıkça endişe duymak,
  • Çoğunlukla fiziksel aşırı bir gerilim,
  • Sürekli olarak tehlikeleri düşünmek.

Hepimiz dünyadaki tehlikeler karşısında zaman zaman tedirgin olabiliriz. Hepimiz kaygılı kişilik miyiz? Elbette hayır, yukarıda da belirttiğim gibi kaygılarımız ve kaygılı kişiliği birbirinden ayıran nokta, süre ve yoğunluk.

Kaygılı kişiliği olan bir bireye uzman yardımında;

  • Gevşeme Egzersizi
  • Bilişsel Yeniden Yapılandırma
  • İlaç tedavisi

 şeklinde bir yaklaşım sunulmaktadır. Çevremizde bulunan kaygılı bir bireye biz ne yapmalı ya da ne yapmamalıyız?

Şunları yapın:
Güvenilir olduğunuzu gösterin.
Geniş ve hoşgörülü olmasına yardımcı olun.
Uzman desteği alması için teşvik edin.
Şunları yapmayın:
Kendinizi esir durumuna düşürmeyin.
Kendi huzursuzluklarınızı onunla paylaşmayın.
Can sıkıcı konuşmalardan uzak durun.
Kaygılı kişi;
Patronunuz ise; onun için güvenilir kişi olun.
Eşiniz ise; yamaç paraşütü kurslarına yazıldığınızı söylemeyin.
İş arkadaşınız ise; kaygılı olma özelliğini çalışma avantajı için kullanın.

Sinema ve edebiyatta kaygılı kişilikler, Woody Allen’ın Hannah ve Kız Kardeşleri filminde, doktorun odasında çıkan karakter, Proust’un, Geçmiş Zamanın Peşinde adlı yapıtında sevimli büyükanne kaygılı birçok özellik sergilemektedir.

Paranoyak Kişilik

Genelde paranoyak kişiler; dünyaya karşı güvensiz ve katıdırlar. Her zaman tetikte ve kuşku halindedir. Sevgi ya da olumlu duygularını göstermede güçlük çeker. Paranoyak bireyler ile iletişimde iken;

Şunları yapın:
Nedenlerinizi ve niyetlerinizi açıkça belirtin.
İlişkinizi düzenli bir şekilde sürdürün.
Yasaları ve yönetmeliklere göndermeler yapın.
Şunları yapmayın:
Yanlış anlamaları düzeltmekten kaçınmayın.
Arkasından asla konuşmayın, güvenini sarsmayın.
Kendi yarattığı imajına saldırmayın.
Paranoyak kişi;
Patronunuz ise; bölüm değiştirin ya da sadık uşağı oynayın.
Eşiniz ise; size yardımcı olması için bir psikoloğa başvurun.
İş arkadaşınız ise; Sağlam bir avukatınız olsun 😊

Edebiyat ve Sinemada Paranoya; Denizde İsyan Filmi’nde Humprey Bogard karakteri, Stanley Kübrick’ in Dr. Strangelove filminde Ripper karakteri…

Histriyonik (Oyuncu) Kişilik

Yoğun bir şekilde çevrenin ilgisi ve dikkatini çekmek ister. Sık sık değişen duygularını dramatize ederek açığa vurur. Çevresindekileri abartılı biçimde idealize etme ya da aşağılama eğilimindedir. Histriyonik kişilerin bu görüntülerinin altında aslında kendilerini değersiz bulmaları yatmaktadır. Bu davranışlarında bekledikleri, çevresindeki kişilerin hayranlık dolu bakışlarından cesaret toplamaktır.

Şunları yapın:
Dramatik durum ve aşırılıklara hazır olun.
Her “normal” davranışında ilgi gösterin.
Yüceltilmeye ya da aşağılanmaya hazır olun.
Şunları yapmayın:
Onunla alay etmeyin.
Sahte baştan çıkarma davranışlarına karşı hazırlıklı olun.
Çok yumuşak olmayın, sınırlarınız olduğunu hissettirin.
Histriyonik kişi;
Patronunuz ise; o aksini istese bile olduğunuz gibi davranın.
Eşiniz ise; oyunu ve gösterileri takdirle izleyin. Sonuçta onunla bunun için evlendiniz.
İş arkadaşınız ise; aradaki mesafeyi koruyun.

Sinema ve edebiyatta histriyonik kişi; Sunset Bulvarı ve Rüzgar gibi Geçti filminde histriyonik karakterler görülmektedir. Ayrıca Gustave Flaubert’ in Madam Bovary karakteri histriyonik kişiliğin güzel bir örneğidir.

Kitapta 11 temel zor kişilik incelemesi belirttiğim şekilde örnekler ile açıklanmış. Aynı zamanda karma kişilik tipleri olacağını da ifade eden kitap sonunda, zor kişiliklerin oluşum nedeni ve değişimleri üzerine de eğiliyor.

İlişkide olduğumuz bireylere bir de bu kişilik karakterleri nazarında bakmanızı tavsiye eder, zor kişilikler ile anlaşmanın kolay rehberini size sunmaktan mutluluk duyarım.

Keyifli okumalar.