Kuşlar Yasına Gider Hasan Ali Toptaş’ın on beşinci kitabı. Bu kitaplar arasındaki de yedinci romanı. Hasan Ali Toptaş ( HAT ) edebiyatından bu romanı seçmemin en önemli nedeni yazarın bu romanı ile biçemini- dilini farklı bir boyuta taşımasıdır. Bunun en belirgin özelliği romanın rahatlıkla anlatılan bir konusunun olmasıdır. Örneğin HAT’ın Gölgesizler kitabı ne anlatıyor dediğimizde kitabı okuyan elli kişi yaklaşık elli farklı konu söyleyebilir. Aynı şekilde Bin Hüzünlü Haz kitabında da kitabın bir konusunun olup olmadığı bile birçok okur tarafından hala tartışılan bir konudur.

Kuşlar Yasına Gider her şeyden önce bir baba oğul romanıdır. Bu tarafıyla gücünü yitirmez ve geleceğe kalırsa Türk edebiyatının en güzel baba oğul kitaplarından birisi olarak kalacaktır. Diğer taraftan bir yol ve yolculuk kitabıdır.  Ayrıca kitap bir yönüyle de biyografik öğeler de taşıması nedeniyle kısmen Hasan Ali biyografi olarak da okunabilmektedir.

Kuşlar Yasına Gider Romanının Biçim Özellikleri

Bu kitap ile HAT çok daha geniş bir kitleye hitap eden dil – biçim ve doğrusal bir zaman tercih etmiştir. Bu da okur sayısını arttırdığı gibi Hasan Ali’yi ilk defa çok satanlara taşımıştır. Kitabın içeriğinde diğer kitaplarına göre alegoriler ve yoğun betimlemeler olsa da bunlar daha az tutulmuş ve romanın sınırları daha net çizgilerle çizilmiştir. Ayrıca HAT edebiyatında daha önce olmadığı kadar yoğun duygusal izlek ve atmosfer çizilmiştir.

İnsanlığın kadim meselelerinden birisi olan ölümü-eceli bekleme ve tevekkül içinde karşılama konusu da baba- oğul karakteri üzerinden çok yalın ve saf biçimde anlatılmıştır.  Bu da baba ya da oğul karakteri ile özdeşlik kurulması sağlanış romanın daha “akıcı” ve “kolay biçimde” okunmasını sağlamıştır. Bu yönüyle yazarın yedinci romanı olsa da Hasan Ali Toptaş ‘ı tanımak ve başlamak isteyenler için bence HAT edebiyatının en doğru başlangıç kitabıdır.

Kitabın ruhunu daha iyi anlamak için bir iki alıntı ile konumuzu bağlayalım.

“Birisi önümde durup, hüküm Allah’ın, başın sağ olsun, dediğinde babam yeniden ölüyordu çünkü. Sonra bir başkası geliyor yeniden, bir başkası geliyor yeniden, yeniden, yeniden ölüyordu..”

“demek seni gözünün içine baka baka aldattı ha, dedi bana dönerek yeniden; bir şey söyleyeyim mi, sana da zaten aldatılmak yakışırdı oğlum.”

“Dava açacağım baba dedim.

Siktir et dedi birden; dava mava açma. Kazansa da kaybetse de fark etmez., her iki sonuç da rahatlatır onu. Çünkü hesap bu dünyada görülmüş olur. O sana söz verirken Allah orada değil miydi, ona ne şüphe, elbette oradaydı! Amacı her neyse, onu elde edebilmek için Allah’ı da aldattı yani o şahıs. Bu sebeple sen onu Allah’a havale et! En münasip zamanda, en isabetli silleyi Allah’tan başka kim vurabilir?”