TURGENYEV—BABALAR VE OĞULLAR

Roman, baba ve oğul üzerinden iki Rus jenerasyonu arasındaki bölünmüşlüğü anlatır. 1862’de yayımlanan eserde, Bazarov karakteri nihilizmin simgesi haline dönüşür. Turgenyev Avrupa seyahatini bitirip Petersburg’a döndüğünde genç radikallerin yangın çıkardığı Apraşkin Çarşısı’nda yürürken: “Nihilist sözcüğü binlerce insanın ağzındaydı, Nevski Bulvarı’nda rastladığım ilk tanıdığımın ağzından çıkan ilk söz şuydu: ‘Bak, senin şu nihilistlerinin yaptıklarına ! Petersburg’u ateşe veriyorlar!” diye aktarır kendi ifadesiyle. (*1)
Ayrıca Bazarov, 1860’ların yeni toplumsal tipinin edebiyattaki olası imgesi olarak kabul edilir ve bir birey olarak alt edilmez arzuları, güç isteği, halkın üstünde, ötesinde bir yerde tek başına ayakta durduğunu fark edişini öne çıkararak bir kısım aydın sınıfın temel tavırlarını biçimlendirir.

Hayat ile düşünce arasındaki uyumsuzluk

Bazarov kitaptaki bütün öteki kişilerden üstündür fakat kendisinde vücut bulan hayatın güçlerinden daha üstün değildir. Bu durum, onları bastırmaya çalıştığında apaçık meydana çıkar. Bazarov doğanın albenisine, güzelliğine kapılmayı onaylamaz, Turgenyev ise doğayı bütün güzelliği içinde betimler; Bazarov arkadaşlığa ya da aşka değer vermez, Turgenyev ise Bazarov’un yüreğinde bu ikisinin ne kadar gerçek olduğunu gösterir. Bazarov, aile duygusallığını reddetmesine karşın, Turgenyev ailesinin ona gösterdiği cömertçe ve acı verici sevgiyi betimler.

Bazarov’un yabancılaşması

Turgenyev, Bazarov’un halka yabancılaşmasını, halkla arasındaki nefret ilişkisini çok zekice betimler. Arkadi: “en yoksul köylü temiz ve rahat bir kulübeye sahip olduğu zaman, Rusya mükemmelliği yakalayacaktır” der. Bunun üzerine Bazarov: “Ben o yoksul köylüler için nefret duydum, onlar uğruna canımı dişime takacağım, o ise bana teşekkür etmeyecek. Düşün bir, o dumanı tüten kulübesinde yaşarken, benim üstümde otlar bitecek… Sonra ne olacak?” diye karşılık verir. Turgenyev burada, büyük bir kavram yeteneğiyle, 1860’ların genç bir Rus radikalinin çıkmazının derinlerine iner. Bazarov, halk uğruna bütün mutluluk iddialarından vazgeçse bile bu esirgemezliğin niteliğini ve anlamını halkın anlayamayacağını düşünür. Haliyle kültür farklılığı yüzünden kendi insanına yabancılaşır.


Estetik olan ile yararlı olan arasındaki karşıtlık ve olumsuzlama

Bazarov, az ya da çok yararlı olarak farklı sanat türleri arasında bir ayrım yapılamayacağını düşünür. Onun düşüncesine göre: “İyi bir kimyacı, iyi bir Ozan’dan yirmi kat daha faydalıdır” toplum için. İnsanlığın sorunlarını sanatın değil bilimin çözeceğine inanır. Bu anlamda estetik onun için nerdeyse yok hükmündedir. Bu durumu Turgenyev, “Bazarov’un nihilizmi” diye adlandırır. Başka bir deyişle bu düşünce genel ilkeleri oluşturur. İstediği gibi bir dünyanın kurulabilmesi için önce saha temizliğinin yapılması gerekmektedir ve amaç kişisel olmaktan çok mevcut siyasal düzeni tersine çevirmektir. Ancak Bazarov genel söylemiyle egemen bir bakış açısını simgeler ve bireyciliğe vurgu yapar. Her ne kadar iddialı ve heyecanlı söylemleri olsa da kendisini bu çıkmazın içerisinde bulur her zaman.

(*1 Joseph Frank-Dostoyevski Çağının Bir Yazarı-Everest Yayınları)